Başlarken Neler Yaşadım?

Ben kimim de biraz olsun geçmiş hikayeme değinmiştim. Kilo vermeye karar verdikten sonra ilk iş olarak bir spor salonuna kayıt oldum.

Salona kayıt olduktan sonra, yıllarca kapılarını aşındırdığım muhtelif (Diyetisyen & Beslenme Uzmanı, Doktor & Akupunktur Uzmanı vs) uzmanlardan aldığım, listelerimi ortaya çıkardım. Tek tek inceledim. Ama yok ben bunu yapamazdım. Diyet fikri, listeye bağlı kalma fikri beni çok rahatsız ediyordu. Kibrit kutusu peyniri (ya da zippo çakmak kadar beyaz peynir:)) okuduğumda tüylerim diken diken oluyordu.


 Ben ki bir gecede 1 kg dondurma yiyen, hayatında 3
 tabak yemeği üst üste yememiş, kilosu sabit
 durmayan biriydim. İçinde bulunduğum kısır döngüyü şu
 şekilde hatırlıyorum şimdi.

 Abur cubur ye,

 Kilo al,

 Kilo aldıkça moral bozulsun,

 Ve daha çok ye, daha çok kilo al,

 Daha çok moral bozulsun.

 

Fotoğrafları büyütmek için üzerlerine tıklayınız

Sanırım bu aşamada bu kısır döngüyü kırmamın en önemli sebebi, kilolarımın görüntü  bozukluğu oluşturması ya da kıyafet bulma zorluğu çekmem değil, yaşamak için gerekli fiziksel aktiviteleri yaparken zorlanmam idi.

Ve bu sefer bir değişiklik daha yapıp, her pazartesi yaptığım diyetlere değil de hafta içi bir gün olan 18 Ocak 2006 Çarşamba diyete başladım.

Ne yaptım peki? Sadece abur cuburu kestim. Sebze & Protein ve çok ölçülü karbonhidrat  tüketmeye dikkat ettim. Kendimi hiç kısmadım. Açlık krizine sokmadım. Canım çok istediği herhangi bir şeyden tadımlık yedim. Kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi? Ama korkarım bu sistem benim için uygun değildi. Dünya Sağlık Örgütünün ve gittiğim tüm diyetisyenlerin haftada 1 kg  - 1,5 kg verilmesinin uygun olacağı yönündeki tüm telkinler maalesef canımı sıkıyordu. Benim daha emin, daha hızlı kilo vermem gerekiyordu. Çünkü vermem gereken kilo en az 50 kg idi!

Bu karamsarlık içinde, neler yapabilirim derken, Lale de (Ben kimim bölümünde de bahsetmiştim, İngiltere’de yaşayan arkadaşım) benim gibi başka bir yöntem arıyordu. Ve acayip ciddi araştırmaları vardı bu konuda.

Veeeeee evet sonunda bulmuştu. İlk başta ben çok tepkili idim. Lale benden daha cesurdu sanırım bu konuda, o hemen başladı ve amacına 4 ay gibi bir kısa zamanda ulaştı. Artık sıra bana gelmişti………

Bu aşamada yazabileceğim son şey sanırım sadece SU İÇİN ve İÇİRİN olabilir. Kilo verdiğim dönem, bir süre sonra fark ettiğim en önemli fark selülitimin olmamasıdır. Tek sebebi de günde 3 litreye yaklaşan su tüketimimdir.

Geri Dön